flickr

18.09.11


Doğum günleri. Mutluluk verici, kutlanmaya değer olduğuna inanılan, huzur ve sağlıklı bir yıl getirmesi dilekleri ile süslenmiş, insanlık uydurması batıllardan nasibini almış bir gün daha! Öyledir elbet. Birer uydurmaca. Olmasa, adlandırılmış, hitap edilmiş olduğu şu doğum günümde neden bütün bunları hissedemiyor, aksine kaçınılması zor, hatta kaçışı imkansız olan sona bir adım daha yaklaşmış olmanın huzursuzluk verici imgesi var aklımda? Yalnızca bu, olup olabilecek en büyük acı işte bu! Belki de sorunlu bir benlik, acınası bir ırkın zavallı bir parçası olmamdır bunun en büyük nedeni. Belki de öyledir, belki değil... Belki de aksine acılarla, zayıflıklarla yüklü bu dünyaya gelişimizin yıl dönümünün kutlanması, eğlenilip iyi dileklerin dilendiği, mutluluk getiren günler arasında olmaktan öte yas tutulması gereken asıl ve en doğru gün olduğunun düşünceleridir en büyük nedenim! İnsanların öldükleri, sonsuzluğa uzanan bir yolculuğa doğru sürüklendikleri günler hüzün verici, metanet yüklü günler olarak anılır. Ah ne de büyük aptallık. Aksine insanların karşılarındakilere acımaları, onlar ile yaslarını paylaşmaları gereken günler arasında ilk sırada yer alması gereken tek an insanın şu acınası dünyaya gözlerini açtığı ilk saniyelerin, dakikaların, saatlerin barındığı yegane gün olması gerekliliğinin kaçınılmaz gerçekliğidir. Evet, inkar edilemez bir mucize, ama aynı zaman da birer lanet... Bütün bunlar birer aldatmaca, zayıflıklarımızdan beslenen göz boyama taktikleri. Gerçeklere bu kadar kör gözler, bu kadar kapalı zihinler arasından bakıyor olmamız ne de acı.

Share this:

YAZAR HAKKINDA

Ceyron Louis

2010-14 yılları arasında Mersin Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nde okudu. Bölümününden birincilik, fakültesinden ise ikincilik derecesi ile mezun oldu. Akademik çalışmalar, yazarlık, fotoğrafçılık ve grafikerliğe dair ürettiği ürünler ile eleştirel akla katkılarını sunmaya devam etmektedir.

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum :

Yorum Gönder