flickr

20.09.11


Çıkarlar, çıkarlarınız, çıkarlarımız... Kâr getiren, yarar sağlayan küçük ayrıntılar, her ince detay. Her hareketimiz, her düşüncemiz birkaç adım ötesini, geleceğimizi kendi çıkarlarımız doğrultusunda planlamak üzerine kuruludur. İster istemez, istem dışı olarak yaparız bunu. Gerek büyük bir iyilik yaparken, gerekse kendimize zaman ayırırken... Her an, her saniye düşüncelerimiz kendimiz, kendi çıkarlarımız üzerine yoğunlaşır. Büyük bir iyilik demiştim öyle değil mi? Hiçbir beklentimiz olmadan bir düşküne yapılan büyük bir yardımı ele alalım. Büyük bir insanlık örneği, büyük de bir yardım olsun. Manevi ve maddi ayrıcalıklarıyla eşi benzerine rastlanmamış bir sevap diyelim. Ah, ne de büyük bir yanılgı. Bu büyük iyiliği yaparken, büyük bir fedakarlık örneği gösteriyorken dahi kendimizi düşünür; yarınlarımıza yatırım olarak, çıkarlarımızı ön planda tutacak şekilde planlar, kendi yararlarımız doğrultusunda oluştururuz bu naçizane eylemimizi. Ne kadar da acınası, ne kadar da düşkün bir varlık, insanlık... Tüm nefretim, tüm sevgim, tüm öfkem ve tüm şehvetimle insanlığa karşı olan kavgam! Her akşam gözlerimi yukarılara, uçsuz bucaksız gökyüzünün karanlık semalarına çevirir, hayal kurar; umut eder, yakarırım. Yukarılarda birileri var ise, sesimi işitiyor ise dillerim ki bir cevap, neden ve nasıl? Cevabını öğrenmek, duymak isterim... Var olmamızın nedeni, neyi ispatlamaya yönelik bir uğraşı içerisindeyiz ki? Bizler, insanlar; soydaşlarımla her birimiz! Sorarım bunları ama kime, hiç bilemem, tasvir dahi edemem... Bilmem de mümkün değil. Biliyor olsaydım eminim şu an içinde bulunduğum şartlar, yaşamın şartları, insan olmanın bedelleri şimdikinden oldukça farklı olurdu. Ah, her neyse. İnsanlık deneyimini yaşıyoruz, hepimiz umut ediyoruz. En zekimizden, en aptalımıza kadar her birimiz umut ediyoruz. İnsanız, bir varlık olarak. Maddi veya manevi olarak var olmanın, kendimizi ve sevdiklerimizi gözetmenin peşindeyiz. Keşke böyle olmayabilseydi, keşke bir alternatifi olabilseydi. Ama heyhat, dilekler de bunun için var. Sahip olamayacağımızı bildiklerimiz uğruna yakarmak, aptalca umut edebilmek için.

Share this:

YAZAR HAKKINDA

Ceyron Louis

2010-14 yılları arasında Mersin Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nde okudu. Bölümününden birincilik, fakültesinden ise ikincilik derecesi ile mezun oldu. Akademik çalışmalar, yazarlık, fotoğrafçılık ve grafikerliğe dair ürettiği ürünler ile eleştirel akla katkılarını sunmaya devam etmektedir.

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum :

Yorum Gönder